KIDEM TAZMİNATINDA BREZİLYA MODELİ NE GETİRECEK?

ŞIMDILERDE, kıdem tazminatı fonu konusunda örnek alınacak ülke diye Brezilya modeli konuşuluyor. Bakalım Brezilya’da işçi olmak nasıl bir şey. 2010 yılında ziyaret ettiğim Brezilya izlenimlerimi sizlere aktarıyorum:

İşçi lideri ekonomiyi de işçi haklarını da iyileştirmiş: Türkiye’nin 3 katı nüfusa ve 7 katı toprağa sahip olan, Brezilya’nın başına işçi lideri olan Luiz Inacio Lula da Silva’nın gelmesinden sonra işçi haklarında ilerlemeler olduğu gibi sanılanın tersine ekonomisi de iyileşmiş. Hem işçi hakları ve ücretleri yükselmiş hem de borçları azalmış. Şimdilerde yolsuzluk sebebiyle yargılanan Lula, o tarihlerde işçi haklarını epey geliştirmişti. Brezilya’nın başında ikinci kez seçilmiş bir işçi lideri var, ilk başkan seçildiğinde ekonomik durumu kötü olan dış borca batmış ülke durumunda olan Brezilya şimdi ekonomisini düze çıkarmış, borcunu ortadan kaldırmış ve hem de bunu dar ve sabit gelirlilere yapılan ekonomik yardımı arttırarak, işçi haklarını yükselterek yapmış. Milli gelirin dağılımını alt ve orta gelirliler lehinde değiştirmiş. 1991’de reform yaptılar: Bizim İMF’nin zoruyla 1999 yılında yaptığımız sosyal güvenlik reformunu 1991 yılında gerçekleştirmişler. 1991 yılından önce işe girmiş olanların kademeli olarak emeklilik yaşı ve zamanı hesaplanırken, 1991 yılından sonra işe girenlerin emeklilik yaşı, yaşlılık emekliliği için kadınlar için 60, erkekler için 65 olurken, kırsal kesimde Tarım sigortalıları için bu yaş rakamları 5 yaş düşürülmüş durumda. Yaşlılık emekliliğinden yararlanmak için en az 180 ay yani 15 tam yıl prim ödenmesi gerekiyor. Öte yandan kadınlar 30 yıl, erkekler 35 tam yıl çalışırlarsa da yaşa bağlı olmadan da erken emeklilik hakkını elde edebiliyorlar.

İŞVERENLER DAHA ÇOK PRİM ÖDÜYOR

Sosyal güvenlik kurumu normal işyerlerinden yüzde 33 oranında sigorta primi alıyor. Bu oranın yüzde 25’ini işverenler öderken, işçilerin ücretlerinden yüzde 8 oranında sigorta primi kesintisi oluyor. Ülkemizde ise işçi ücretlerinden (işsizlik sigortası dahil) yüzde 15, işverenden ise yüzde 22 oranında prim kesintisi yapılmaktadır. Bu durumda Brezilya işçileri daha az prim öderken, ülkemiz işçileri daha çok prim ödemekte. Buna karşın Brezilya işverenleri daha çok prim öderken, ülkemiz işverenleri daha az prim ödemekte.

Eğitim sektörü özel ve ayrıcalıklı: Genç ve çocuk nüfusu yüksek olan Brezilya’da eğitim sektörü çok sorunlu, devlete ait ilköğretim okullarının sayısı çok az bu nedenle özel sektörü okul açmaları konusunda epey teşvik ediyorlar. 20 binden fazla özel okulu olan Brezilya’da okullar çalışan öğretmenleri için normal işçilere göre daha az sigorta primi ve daha az gelir vergisi ödüyorlar. Mesela, öğretmenlerin ücretlerinden yüzde 8 kesilirken, işverenden yüzde 8 ile 11 arasında prim alınıyor. Ayrıca, gelir vergisi oranı okullar için çok düşük olarak kademeli olarak yüzde 5 ile yüzde 8,21 arasında değişiyor. Ülkemizde ise Kurumlar vergisi oranının yüzde 20 olduğu düşünülürse okullara verilen teşviklerin yüksekliği rahatlıkla görülebilir. Özel ilköğretim okullarında ücretlerin yelpazesi de çok geniş aylık 100 dolara da özel okul olduğu gibi aylık 2000 dolara da özel okul var. Ayrıca, Brezilya’da yükse öğrenim de hemen hemen devlet yok gibi eyaletlerden oluşan Brezilya’da her eyalette bir tane devlet üniversitesi var ve sınavla giriliyor. Sınav sonrasında talep edenlerin sadece yüzde 5 veya 10’u devlet üniversitelerine gidebilirken, geri kalanlar ise ülkeye yayılmış 2000 kadar üniversiteye para ile girebiliyorlar. Yalnız üniversiteler bizde ki gibi çoklu fakültelerden oluşmuyor, her üniversite de sadece bir tek fakülte var.

Asgari ücret 460 lira (2010 yılı için): Asgari ücret 2010 yılında bizde 729 lira brüt ve 521 lira net iken Brezilya’da 460 lira civarında ancak ülke çapında özellikle büyük şehirlerde bu rakama çalışan birisini bulmak çok zor. Zira, ev kirası dahil bir kişinin geçinebilmesi için en az 1500 liraya ihtiyaçları var. Bu sebeple de şehirlerde ortalama ücretin 1500 lira olduğunu ifade edebiliriz. Tarım kesimi ve köylerde ise asgari ücret üzerinden ücret alanların var.

KIDEM TAZMİNATI FONU VAR

Ülkede kıdem tazminatı fonu var ve kendisi değil de işveren tarafından işten çıkarılan işçiler, emekli olmak için işten ayrılanlar ile ev alacak olanlara fondaki parası ödeniyor. Kıdem tazminatı fonuna işçinin aylık ücretinin yüzde 8’i oranında ödeme yapılıyor ve tamamını işveren ödüyor. İşçi ücretlerinden kıdem tazminatı fonu için kesinti yapılmıyor. Fonu Brezilya Çalışma Bakanlığı idare ediyor.

Kıdeme 13’üncü ücret: İşçilerin kıdem tazminatlarını işverenler ödemedikleri için kıdem tazminatının işverene bağlılığının ödülü fonksiyonu-yönü yok. Bu sebeple işçiler rahatlıklar işi bırakıp gidebiliyorlar bu sebeple işçileri aynı işyerinde uzun süre tutabilmek için aynı işyerinde bir yılını dolduran işçiye işveren 13’üncü ücreti de vermek zorunda. Yani hem kıdem tazminatı fonu var hem de her yıl kıdem tazminatı ödeniyor diyebiliriz. Ayrıca, işyerinde bir yılını dolduran işçiye bir ay da ücretli izin verildiğini düşünürsek bir yılda 14 aylık ücret ödendiğini görebiliriz.

Konsolosluk ve Büyükelçiliklerde de aynı kurallar geçerli: Normal şartlarda (bizim ülkemizde uygulandığı üzere) yabancı misyon şeflikleri o ülkenin toprağı sayılıyor ve her ülke kendi kuralını uyguluyor veya uygulamıyor. Mesela, ülkemizdeki misyon şefliklerinde çalışan Türk’ler için Türk İş Hukuku ile Türk Sosyal Güvenlik Hukuku kurallarını biz uygulamadığımızdan bir çok Türk, sigortasız, iş güvencesiz olarak konsolosluk ve büyükelçiliklerde çalışıyor. Ancak, Brezilya gerçekten harika bir uygulama ile ülkesindeki tüm misyon şefliklerindeki Brezilya’lılar için Brezilya hukukunu uygulatıyor.

İşçiler işten atılmak istiyorlar: Kendisi işten çıkan işçiye kıdem tazminatından fon verilmediği gibi yılını tamamlamadıysa 13’üncü ücret ve işsizlik sigortasında 6 aylık işsizlik ödeneği de ödenmiyor. Bu sebeple genelde bir yılını dolduran işçiler kendilerini işten attırmak için çaba sarfediyorlar. Öte yandan işten atılma durumunda bir de iş güvencesi uygulaması gereğince dava açıp, ayrıca tazminat da kazanabiliyorlar.

 

 

-İFLAS EDEN ŞİRKETİN ÇALIŞANI PARASINI NASIL ALIR

 

SON dönemde birçok şirketin iflas erteleme başvurusu yaptığı bir gerçek. Bu durum ‘suistimal’ var mı tartışmalarını da getirdi.

Peki iflas eden şirketin çalışanı, parasını alabilir mi? Tabii ki ‘Garanti Fonu’ndan alabilir.Ancak buradaki sistem gibi “Kıdem Tazminatı Garanti Fonu” da gelmeli.

Halen tartışılan ve yakında yasalaşacağı belirtilen “Kıdem Tazminatı Fonu” yerine tıpkı işçiler için “Ücret Garanti Fonu”, işverenler için “Kredi Garanti Fonu” gibi işvereni acze düşmüş veya iflas etmiş şirket çalışanları için “Kıdem Tazminatı Garanti Fonu” kurulmalı… İşverenin ödeme güçlüğüne düşmesi halinde işçilerine yapamadığı son üç aylık ücret ödemeleri, hem de kesinti yapılmadan Ücret Garanti Fonu’ndan ödenir. Ödeme için başvuru yapan işçiden bazı belgeler istenir.

4447 sayılı İşsizlik Sigortası Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde, “Bu kanuna göre sigortalı sayılan kişileri hizmet akdine tabi olarak çalıştıran işverenin konkordato ilan etmesi, işveren için aciz vesikası alınması, iflası veya iflasın ertelenmesi nedenleriyle işverenin ödeme güçlüğüne düştüğü hallerde geçerli olmak üzere, işçilerin iş ilişkisinden kaynaklanan üç aylık ödenmeyen ücret alacaklarını karşılamak amacıyla İşsizlik Sigortası Fonu kapsamında ayrı bir Ücret Garanti Fonu oluşturulur.

Bu madde kapsamında yapılacak ödemelerde işçinin, işverenin ödeme güçlüğüne düşmesinden önceki son bir yıl içinde aynı işyerinde çalışmış olması koşulu esas alınarak temel ücret üzerinden ödeme yapılır. Bu ödemeler 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 78’inci maddesi uyarınca belirlenen kazanç üst sınırını aşamaz.

Ücret Garanti Fonu, işverenlerce işsizlik sigortası primi olarak yapılan ödemelerin yıllık toplamının yüzde biridir. Ücret Garanti Fonu’nun oluşumu ve uygulanmasıyla ilgili usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir” denilmiştir.

Buna göre, çalışanlarına ücret ödemesi yapamayan işveren,

1– Konkordato ilan etmişse,

2- Aciz vesikası almışsa,

3- İflas kararı alınmışsa,

4– İflas ertelenmiş olsa dahi çalışanların son üç aylık ücretleri Ücret Garanti Fonu’ndan ödenir.

İşçinin bu parayı alabilmesi içinse;

1– Son bir yıldır aynı işyerinde çalışmış olması,

2- İşverenin ücretlerini ödememiş olması gerekir.

BAŞVURU VE GEREKLİ BELGELER

İŞKUR’a Ücret Garanti Fonu’ndan para isteyen bir işçi, aşağıdaki durumlara göre belirlenen belgeleri götürmek zorundadır.

– Kurum tarafından ücret alacağının ödenebilmesi için iş sözleşmesinin devam edip etmediğine bakılmaksızın,

a) İşveren hakkında aciz vesikası alınması durumunda, icra dairesinden alınan aciz vesikası veya 9.6.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 105’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca alınacak hacze kabil mal bulunmadığına ilişkin haciz tutanağı ve işveren tarafından düzenlenen işçi alacak belgesi,

b) İşverenin iflası durumunda, mahkemece verilen iflas kararı veya İcra ve İflas Kanunu’nun 166’ncı maddesi uyarınca iflas kararının ilan edildiğini gösteren belge ve iflas dairesi veya iflas idaresi tarafından onaylanan işçi alacak belgesi,

c) İşverenin iflasının ertelenmesi durumunda, mahkemece verilen iflasın ertelenmesi kararı veya İcra ve İflas Kanunu’nun 166’ncı maddesi uyarınca iflasın ertelenmesinin ilan edildiğini gösteren belge ve kayyum tarafından onaylanan işçi alacak belgesi,

ç) İşveren hakkında konkordato ilan edilmesi durumunda, mahkemece verilen konkordato mühlet kararı veya İcra ve İflas Kanunu’nun 288’inci maddesi uyarınca konkordato mühlet kararının ilan edildiğini gösteren belge ve konkordato komiseri veya konkordato tasfiye memuru tarafından onaylanan işçi alacak belgesi.

KIDEM TAZMİNATI GARANTİ FONU GELMELİ

Halen mevcut ve klasikleşmiş “Kıdem Tazminatı”nın kaldırılıp yerine “Kıdem Tazminatı Fonu” getirilmeye çalışılıyor ama bu doğru bir yaklaşım değil, getirilmek istenen fona işverenler de karşı, işçiler de karşı tek isteyen devlet.

Amaç, kıdem tazminatını alamayan işçileri düşünüp almaları sağlamak ise yukarıda açıklandığı üzere, iflas etmiş, ödeme aczine düşmüş işverenlerin çalışanlarının alamadıkları kıdem tazminatı için “Kıdem Tazminatı Garanti Fonu” kurulmalı. Bu fon olursa ne işverene ne de işçiyi ilave yük gelmez çünkü, İşsizlik Fonu’nun yüzde 5’i bu işe ayrıldığında hem çalışanlar mutlu olacak hem de işçileri düşününler.

 

-TORBA YASADA HER KESİME HAK VAR

 

ÖNCEKI yazımızda, 10 Şubat 2016 günlü Resmi Gazete’de yayımlanan Torba Yasa ile memurlar ve bazı çalışanların özlük haklarında ne tür değişiklikler yapıldığını yazmıştı. Torba Yasa’nın çalışana hangi haklar getirdiğini bugün de yazmaya devam ediyoruz. Düzenlemeler şöyle:

* 657 Sayılı Kanun’a eklenen madde ile doğum yapan kadın memur veya bu hakkı kullanmak isterse erkek memur olan eşi de yarı zamanlı çalışıp tam aylık almaya devam edecek.

* Muhtarlar bugüne kadar 5700 gösterge ile memur maaş katsayısının çarpımı kadar (0,088817 X 5700 =506 lira) aylık alırken yeni düzenleme ile gösterge 14750’ye çıkarıldı. Böylece muhtarların aylık ücreti 0.088817 X 14750 =1310 liraya çıkarılmış oldu.

* Uzman erbaşların memuriyete geçişi için istenen süre 7 yıl oldu. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 92. maddesine göre “Uzman erbaşlar ikiden fazla olmamak üzere memurluktan kendi istekleriyle çekilenlerden veya Kanun hükümlerine göre çekilmiş sayılanlardan tekrar memurluğa dönmek isteyenler, ayrıldıkları sınıfta boş kadro bulunmak ve bu sınıfın niteliklerini taşımak şartıyla ayrıldıkları tarihte almakta oldukları aylık derecesine eşit bir derecenin aynı kademesine veya 71’inci madde hükümlerine uyulmak suretiyle diğer bir sınıfta eşit derecedeki kadrolara atanabilirler…” İşte bu haktan yararlanıp uzman erbaşlıktan istifa edip memuriyete dönmek isteyenlerin en az 7 yıl uzman erbaş olmaları gerekecek.

* Torba Yasa’yla uzman erbaşların intibak sorunu ve yüksek öğrenim sorununa da çözüm getirildi.

DOĞUM YAPANA ÜCRET DESTEĞİ

* Torba Yasa’yla doğum yapan çalışanlara 2-4 veya 6 ay tam ücret desteği geldi.

* Torba Yasa ile doğum yapan çalışana çocuğu 4.5 yaşına gelinceye kadar yarım çalışma veya yarım ücret kazanma hakkı verildi.

* Yeni yasaya göre doğum yapıp vefat eden kadın çalışanın kullanmadığı izin sürelerini baba tamamlayabilir.

EMEKLİYE DESTEK PRİMİ KALKTI

* Nereden emekli olursa olsun, emekli olduktan sonra vergi mükellefi olanlar, şirket ortağı olanların emekli aylıklarından yüzde 10 oranında SGDP kesintisi yapılmaktaydı yeni düzenleme ile bu artık kaldırıldı.

* Yasayla Bağ-Kur emeklilerine de aylıklarını kestirip normal çalışmaya geçme hakkı geldi. SSK emeklileri emekli olduktan sonra çalışmak isterlerse iki seçenekleri vardı. Bunlardan ilki ‘emekli aylığımı kesin normal sigortalı gibi çalışacağım ve size normal prim ödeyeceğim’, diğeri de ‘emekli aylığımı kesmeyin, işyerinden aldığım ücretten SGDP kesin’. İşte bu hak Bağ-Kur emeklilerine yok idi. Şimdi yeni düzenleme ile Bağ-Kur emeklilerine aynı hak getirildi.

* Çalışan gazilerden de artık yeni dönemde daha az prim alınacak.

YENİ MEZUN GENCE İKİ YIL GSS YOK

Eski uygulamada liseden veya üniversiteden mezun gençler 120 gün GSS primi ödemeden ana-baba üzerinden sağlıktan yararlanıyor, 120 günün sonunda öğrenci olamamışlarsa veya işe girmemiş iseler GSS primi ödüyorlardı. Yeni uygulama ile artık 2 yıl GSS primi ödemeden ana-baba üzerinden sağlık yardımı alacaklar.

TÜM İŞVERENLERE HAZİNE TEŞVİKİ

Hazine teşvikinden artık tüm özel sektör işverenleri yararlanacak. Daha önceki uygulamada en az 10 veya daha fazla işçi çalıştıran özel sektör işverenleri geri kalmış bölgelerde yatırım yaparsa Hazine teşviği alıyordu yeni düzenleme ile 10 işçi kuralı kaldırılmış ve tüm özel sektör işverenleri geri kalmış bölgelerde yatırım yapar işçi çalıştırırsa Hazine teşviği alabilecekler.